JPG mi Büyük JPEG mi? Günlük hayatımda sürekli fotoğraflarla çevrili oluyorum. Akşamları ofis işimi halledip eve gittiğimde, çoğunlukla sosyal medyada vakit geçiriyorum. İşte, o anlarda karşımda hep aynı soru beliriyor: “JPG mi büyük JPEG mi?” Hadi gelin, bu soruya birlikte bakalım. Bu terimler arasında gerçekten fark var mı? Ya da ikisi de birbirinin yerine geçebilir mi? Gerçekten merak ediyorum, çünkü bazen bu kadar küçük bir şey bile kafamı kurcalayabiliyor. Hem de çok basit bir şeymiş gibi görünse de, aslında arkasında birkaç derin soru var. İşte böyle zamanlarda, biraz durup düşünmek gerekiyor. JPG ve JPEG: Temel Farklar Şimdi şunu netleştirelim. JPEG…
Yorum BırakHızlı İlham Molası Yazılar
Giriş: Bir Karar Verme Süreci Olarak Şasede İşlem Olan Motor Almak Motor almak gibi günlük yaşamda verdiğimiz birçok karar, düşündüğümüzden çok daha karmaşık bir süreçtir. Kimi zaman yalnızca pratik faydaya odaklanırız, kimi zaman da duygusal ve sosyal faktörler devreye girer. Bugün ise “Şasede işlem olan motor alınır mı?” sorusunu, insan davranışlarının ardındaki bilişsel ve duygusal süreçler üzerinden incelemeyi amaçlıyorum. İnsanlar, aldıkları ürünlere ne kadar değer verir? Hangi faktörler, bilinçli ve bilinçsiz kararlarımızı etkiler? Bir motor almak gibi bir durumda, bileşenlerin yalnızca teknik özellikleri ve garanti süresi değil, aynı zamanda bireylerin bu kararları verirken nasıl düşündüğü, hissettiği ve toplumsal etkileşimlerinden nasıl…
Yorum BırakTÜBİTAK Sonuç Raporu Kaç Sayfa Olmalı? Bir gün, bir araştırma projesine katıldığınızı hayal edin. Projenin her aşamasında emeğinizi ortaya koydunuz; veriler topladınız, analizler yaptınız ve nihayetinde her şeyin sonucu olarak bir rapor yazmanız gerekti. Bir an, ‘TÜBİTAK sonuç raporu kaç sayfa olmalı?’ sorusu kafanızı kurcalıyor. İster genç bir bilim insanı olun, ister emekli bir araştırmacı, ya da memuriyet hayatında en iyi sonuçları almak isteyen biri, bu soru hepimizi düşündürür. Zira bilimsel bir raporun uzunluğu, sadece bir sayfa ile 100 sayfa arasında değişebilir. Ama gerçekten bir standart var mı? Gelin, bu soruya derinlemesine bir göz atalım. TÜBİTAK Sonuç Raporunun Tarihi Kökleri…
Yorum BırakMustafa Kemal Askerlik Mesleğine Hangi Savaş Öncesi Geri Dönmüştür? Eğitim, insanın düşünsel evrimini şekillendiren bir yolculuktur; bir anlamda, öğrenci ile öğretmen arasında sürekli bir karşılıklı etkileşimden doğar. Ancak eğitim sadece bilgi aktarmakla sınırlı değildir; aslında, öğrencilerin dünyayı nasıl gördüğünü, öğrendiklerini nasıl içselleştirdiğini ve bu bilgiyi nasıl hayata geçireceğini derinlemesine anlamamıza yardımcı olan bir süreçtir. İşte bu nedenle, öğrenme sadece bir kavram değil, bir süreçtir. Bu süreç, tarihsel figürlerin bile farklı zamanlarda nasıl kendi yolculuklarını inşa ettiğini gösterir. Mustafa Kemal Atatürk’ün askerlik mesleğine geri dönmesi, onun kariyerindeki kritik bir dönüm noktasıdır. Ancak bu karar, sadece bireysel bir değişim değil, aynı zamanda…
Yorum BırakEkonomi Perspektifinden Kanâtkar Kavramına Derinlemesine Bakış Kaynakların kıt olduğu bir dünyada yaşadığımızı düşünmek zor değil: sınırlı gelirler, sınırlı zaman, sınırlı doğal kaynaklar… Bu temel gerçek, insanları seçimler yapmaya, bu seçimlerin maliyetlerini göğüslemeye ve sonuçlarıyla yüzleşmeye zorlar. İşte tam bu noktada kanâtkar olma kavramı gündeme gelir. Kanâtkar Türkçede “elindeki ile yetinen, azla yetinen, sahip olduklarını yeterli gören kişi” anlamına gelir; bu özellik, sadece bireysel yaşam tarzı değil ekonomi biliminin merkezinde yer alan bir davranış biçimidir. ([Türk Dili Ve Edebiyatı – Edebiyat][1]) Bu yazıda, kanâtkar ne demek? sorusuna yanıt ararken mikro, makro ve davranışsal ekonomi perspektiflerini harmanlayacak, kaynak kıtlığı, seçimler, fırsat maliyeti…
Yorum BırakMikro Kaynaklardan Büyük Sonuçlara: İzlenmenin Fiyatı Üzerine Ekonomik Bir Bakış Kaynaklar kıt ve seçimler kaçınılmaz olduğunda, insanın zihnindeki ilk soru “Bu bana neye mal olacak?” olur. Bir Instagram gönderisinin 1.000 izlenmesinin kaç TL olduğu sorusu, yalnızca dijital pazarlama bütçeleriyle ilgili teknik bir mesele değildir; aynı zamanda ekonomik seçimlerin bireyler, işletmeler ve toplum üzerindeki daha geniş etkilerini anlamamıza fırsat sunar. Fırsat maliyeti bize, bir kaynağı nasıl tahsis ettiğimizin diğer alternatiflerden vazgeçmeyi gerektirdiğini hatırlatır – Instagram için ayrılan bütçe başka pazarlama kanallarından, Ar‑Ge yatırımlarından veya çalışan ücretlerinden çalınabilir. Bu yazıda mikroekonomi, makroekonomi ve davranışsal ekonomi perspektifleriyle “Instagram 1.000 izlenme kaç TL?” sorusunun…
Yorum BırakFırında Ördek Yanına Ne Gider? Mükemmel Lezzet Kombinasyonları Fırında ördek, sofraların en gösterişli, en lezzetli yemeklerinden biridir. Ama bu yemeğin yanına ne gidileceği, işin en can alıcı noktalarından biri. Çünkü ördek, hem tatlı hem de tuzlu tatları ustaca dengeleyen bir et türü. Peki, fırında ördek yaparken yanına ne koymalısınız? Bilimsel bir mercekten bakarak, hem damak zevkinize hitap eden hem de sofranıza lezzetli bir uyum sağlayacak yan yemekleri keşfetmeye ne dersiniz? Hazırsanız, ördeğin yanında hangi garnitürlerin daha iyi gittiğini tartışalım. Ördek ve Tat Uyumu: Yüksek Yağlı Etler ve Yanında Ne Olmalı? Ördek, yüksek yağ içeriğiyle bilinen bir et türüdür. Bu yüzden…
Yorum BırakCCCP Nerenin Forması? Bir futbol maçı izlerken, bir takımın formasındaki renkler ve amblemler, o takımın tarihini, kültürünü ve ideolojisini gözler önüne serer. Ancak, bazen formanın arkasındaki sembol ve yazılar daha derin anlamlar taşır. Örneğin, CCCP yazısını taşıyan bir forma, yalnızca bir spor takımının simgesi değil, aynı zamanda bir dönemin, bir ideolojinin, bir toplumun hafızasında kalmış bir semboldür. Peki, CCCP nerenin formasıdır? Bir an durup, bu formanın sadece Sovyetler Birliği’ne ait bir tasarımdan çok daha fazlası olabileceğini düşünmek gerek. Bu yazı, CCCP’nin forması üzerinden etik, epistemolojik ve ontolojik perspektiflerden yola çıkarak daha derin bir sorgulamayı amaçlıyor. Etik Perspektiften: Bir Formanın Moral…
Yorum BırakÇepniler Hangi İllerdedir? Tarihsel Derinlik ve Güncel Yansımalar Bir sabah, arkadaşlarınızla sohbet ederken, eski bir köyün adını duyuyorsunuz: Çepni. İsim, tıpkı eski zamanlardan kalma bir hatıra gibi kulaklarınızda yankı yapıyor, ama bir türlü hangi bölgeye ait olduğunu hatırlayamıyorsunuz. “Çepniler hangi illerdedir?” sorusu kafanızı kurcalamaya başlıyor. Adını duyduğunuzda hemen aklınıza bir yerler, bir bölgeler gelmeli, fakat nereye ait olduklarını tam olarak kestiremiyorsunuz. İşte, bu yazıda sizlere, Çepniler’in tarihsel kökenlerinden günümüzdeki yayılışlarına kadar her yönüyle derinlemesine bir bakış sunacağım. Bu halkın kökleri, hangi illerde ve bölgelerde kök salmış? Nerede yaşıyorlar? Bugün Çepni kültürünü nasıl gözlemleyebiliriz? Hadi, birlikte bu kültürel keşfe çıkalım. Çepniler:…
Yorum BırakResmi Tatillerde Çift Mesai Zorunlu Mu? Psikolojik Bir Mercekten Bakış Giriş: İnsan Davranışının Derinliklerine Yolculuk Bir an için durup düşünelim: İş yerindeki bir hafta, tüm enerjimizi ve zamanımızı tüketiyor, saatlerce süren yoğun toplantılar, bitmek bilmeyen e-postalar ve sürekli bir “yapılacaklar” listesi ile geçiyor. Sonra, bir sabah uyanıyoruz ve takvimde resmi tatil yazıyor. Hepimizin aklında beliren soru şu olur: “Tatilde çalışmak zorunda mıyım?” Resmi tatil günü, bize bir fırsat sunar; ancak bazı durumlarda bu fırsat, çift mesai ile gelir. Peki, bu gerçekten zorunlu mu? Çalışanlar için bir yük mü, yoksa kariyer hedeflerine ulaşmada bir adım mı? İşin psikolojik boyutları ne kadar…
Yorum Bırak