İçeriğe geç

Kuleli Askeri Lisesi hangi padişah döneminde ?

Kuleli Askeri Lisesi Hangi Padişah Döneminde Kuruldu?

Bir zamanlar İstanbul’un en güzel köylerinden birinde, Boğaziçi’nin en nadide noktalarından birinde bir okul vardı. Kuleli Askeri Lisesi… Hani, belki siz de bir yerlerden hatırlıyorsunuzdur, o heybetli binaları ve tarihe meydan okuyan siluetleriyle. Kuleli, sadece bir okul değil, aynı zamanda Osmanlı İmparatorluğu’nun bir dönemine tanıklık etmiş bir anıt, bir simgeydi. Ama gelin, biraz geriye gidelim. Bu okulu kuran padişah kimdi? Hangi dönemde hayat buldu bu efsanevi okul? İşte hikâye burada başlıyor.

Bir Hikâye Başlar

Bir sabah, Sarayburnu’ndaki yelkenli gemilerinin sesleriyle uyanan Sultan II. Mahmud, gözlerini Boğaziçi’nin berrak sularına çevirdi. O dönemde İstanbul’a bakan her padişahın gözlerinde bir hayal vardı: “Bu şehirde bir şeyler değişmeli, bir şeyler ileri gitmeli.” İşte o sabah, II. Mahmud’un zihninde beliren düşünce, imparatorluğun geleceğiyle ilgili büyük bir hayalin başlangıcını oluşturdu.

II. Mahmud, 19. yüzyılın başlarında Osmanlı’da önemli bir reform hareketine imza atmaya karar verdi. O dönemde Osmanlı, iç ve dış tehditlerle mücadele ediyordu. Yavaşça değişen dünyada, Osmanlı’nın da hızla değişmesi gerektiğini fark etmişti. Bu yüzden askerî okulların modernleşmesi, güçlü bir ordu için en önemli adımlardan biriydi. Kuleli Askeri Lisesi de işte tam o zamanlar, 19. yüzyılın başlarında kuruldu. Bu okul, sadece gençlerin askerlik eğitimi alacağı bir yer değildi; aynı zamanda bir gelecek tasarımıydı.

Erkekler Nasıl Düşünür?

Bir kafede buluşmuş olsaydık, şu anki sohbetimizi hayal edin. Erkekler, genellikle bir şeyleri çözmeye yönelik stratejiler geliştirir, çözüm odaklı düşünürler. Mesela, Hakan bir arkadaşım var, o bu konuya hemen şöyle yaklaşır: “II. Mahmud, devletin yeniliklere ve güçlü bir orduya ihtiyaç duyduğunu fark etti. O yüzden, Kuleli Askeri Lisesi’ni kurarak eğitim sistemini modernize etmeyi hedefledi. Bu okula kurulduğu dönemde, askerî eğitimde devrim niteliğinde bir adım attı. Bu, sadece askeriye için değil, Osmanlı Devleti’nin geleceği için bir atılım oldu.”

Hakan, biraz daha fazla konuşur ve sonunda şunu ekler: “II. Mahmud sadece bu okul ile kalmadı, aynı zamanda askeri düzende köklü reformlar yaptı. Kuleli, o zamanlar Osmanlı’nın çağdaşlaşma yolunda attığı en önemli adımlardan biriydi.”

Hakan’ın bakış açısını anlamamak mümkün değil, çünkü erkekler stratejik düşünme konusunda gerçekten çok iyidir. Ancak, geriye dönüp baktığımızda, Kuleli’nin kurulduğu dönemin sadece bir askeri hamle olmadığını anlamamız da gerekiyor.

Kadınlar Nasıl Düşünür?

Şimdi, aynı kahve masasını bu kez Ayşe ile paylaşalım. Ayşe, hemen Kuleli’nin kurulduğu döneme dair duygusal bir yaklaşımda bulunur. “Bence Kuleli, bir padişahın sadece askeri okulları modernize etme değil, aynı zamanda gençlerin hayallerine, umutlarına yatırım yaptığı bir yerdi,” der. “Bunlar sadece asker olacak insanlar değildi, bir imparatorluğun geleceğini şekillendirecek insanlar olacaklardı. II. Mahmud’un aslında onlara sadece disiplin değil, aynı zamanda bir özgürlük alanı da sunduğunu düşünüyorum. Zihinsel olarak özgürleşen, modern eğitimi alacak, Osmanlı’nın geleceğini oluşturacak bireyler yetiştirmeyi hedefledi.”

Ayşe’nin gözleri dolarak devam eder: “Bu okulda eğitilen gençler, belki de yalnızca askeri alanda değil, Osmanlı’nın düşünsel ve kültürel dünyasında da derin izler bırakacaklardı. Kuleli, bu bakımdan bir imparatorluğun ruhunu modern dünyaya taşımak için kuruldu, ve II. Mahmud’un verdiği bu fırsat, o dönemin gençlerine sadece bir meslek değil, hayatta bir anlam arayışını da sağladı.”

Ayşe’nin bakış açısı, aslında II. Mahmud’un ve Kuleli’nin ruhunu çok güzel yansıtıyor. Bu okul sadece bir askerî okul olmanın ötesindeydi; aynı zamanda bir anlam, bir vizyon, bir umut ışığıydı.

Kuleli’nin Hikâyesi

Kuleli Askeri Lisesi’nin kurulduğu dönem, sadece askeri stratejilerle değil, aynı zamanda insana ve topluma yapılan yatırımlarla şekillenmişti. II. Mahmud, bu okul ile Osmanlı’yı modern dünyaya hazırlamanın peşindeydi. Bu okul, sadece bir askeri okul değildi; o dönemdeki padişahın vizyonunun bir parçasıydı. Bugün hala Kuleli’nin binaları, sokakları ve hafızamızda kazılı hatıraları, o dönemin ruhunu yaşatıyor.

Peki sizce Kuleli sadece bir okul muydu? Yoksa bir hayalin, bir imparatorluğun yenilikçi adımlarının simgesi miydi? Yorumlarınızı paylaşın, belki de hep birlikte bu tarihi hikayenin başka yönlerini keşfederiz.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

şişli escort
Sitemap
hiltonbet güncel giriştulipbet.online